28 Aralık 2010 Salı

Geleceğe Dönüş : Arsenal 3-1 Chelsea



Gençlik yatırımı Arsenal, son dönemlerde sürekli kaybettiği Rus yatırımı Chelsea karşısında Londra derbisini 3-1 kazanarak inandıkları felfeseye dünyanın her yerinden destek veren futbolseverlere yeni yıl hediyesi verdi. 

Sezonun başlangıcından sonra girdikleri korku tüneline kadar Chelsea'nin oynadığı futbola hayranlıkla yaklaştığımı söylemeliyim. Aynı dönemlerde Barcelona birlikte zamanın en formda ve güçlü takımı konumundaki Chelsea bu gece formsuzluğunun zirvesindeydi. İstatistiklere bakılınca kaleye bulan 4 şutları son dakikalardaki hengame esnasında oluştu, Arsenal'li futbolcuların acemilikleri dışında kendi başlarına üretken olamadılar. İlk yarıda büründükleri defansif ve sıkıcı futbolun geçmişten bugüne (Ancelotti dönemi için) süregelen bir sistem olduğunu düşünmüyorum, sağlam defansif özellikleri dışında oldukça kaliteli hücum organizasyonları geliştiren bir takımın bugünkü yaratıcı gücü korkutucu düzeyde. Bununla beraber kaliteli defansif gücünü, kötü kapanan bir takım sınıfına sokmuş olmaları aynı oranda acıklı.

Arsenal yakası birçok futbolseverin desteklemese bile en azından sempati duyduğu bir ekol. Lamsız cimsiz "Arsene Wenger" ekolü. Tekrar tekrar bahsetmeye gerek yok. Maçtan önce Wenger "Artık o kadar da genç değiliz" dese bile ilkonbirde en yaşlı oyuncular 27 yaşındaki Sagna ve Van Persie. 23 ve altında 6 futbolcu var. Üst düzey turnuvalarda yaşadıkları tecrübelere rağmen hala genç bir takım Arsenal. M.United ve Chelsea karşısında yaşadıklar kayıplar mental olarak şampiyonluklarının önündeki en büyük engel. Medya tabiriyle flaş takım olmakla büyük takım olmak arasındaki fark bu. Bu maçları sürekli kaybederek "flaş" takım hüviyetinde seyreden talihleri bu gece büyüklüğe doğru yelken açabilir. Tabi burda mecazi bir kavramdan bahsediyorum, yoksa Arsenal tarihi bazından bir büyüklük değerlendirmesi değil bu.

Fabregas için ayrı bir paragraf açalım. Maça damgasını vurdu mu vurmadı mı bu izleyenlerin keyfiyetine göre değişir, fakat dünya futboluna damgasını vurduğunu, vurmaya edeceğini söyleyelim. İnsanı hayrete düşüren teknik ve zeka niteliklerine sahip paslarından birini üçüncü golde Walcott'a verdiğini hatırlatalım. Hakikaten dünyada Barcelona'ya yakışan yegane futbolcu Fabregas. Transfer olacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.

Eksik maçıyla oldukça avantajlı gözüken M.United bu uzun yarışta karşısına kimi alacak göreceğiz. Arsenal için bugün 3 puan dışında United'ın karşısına dikilmek adına atılan bir adım var. Heyecanları yeterli fakat şimdiye kadar yetmeyen nefeslerinin gücünü bekleyip göreceğiz.



3 yorum:

nassoi dedi ki...

Bence fabregas barca'ya gitmesin barca karşısında bir güç odağı oluşması lazım bu da bence arsenal olabilir eğer fabregas,nasri yi ellerinde tutabilirlerse.

Erdem dedi ki...

arsenal barçaya hafif kaçar :)

intune dedi ki...

bu maç chelsea'nin önüne gelene yenildiği bir döneme denk geldiği için galibiyet işin psikolojik yönünü çok etkilemedi bence. ManU'ı yenselerdi daha anlamlı olacaktı...
Arsene Wenger 5-6 yıl önce dünya futbolunun bu ekonomik yapıyı maksimum 10 sene taşıyabileceğini ve sonrasında büyük kulüpleri ciddi zorlukların beklediğini söylemişti. Hatta 10 yıllık sürecin sonunda ayakta kalan kulübün Arsenal olacağını söylemişti. 5-6 yıl oldu. Kulüpler gerçekten zorda. 4-5 yl daha böyle giderse galiba haklı çıkacak Wenger... Enteresan adam...
Arsenal şampiyon olmayabilir ama takip etmesi en zevkli takımlardan biri. İnsancıl bir yanı var. Bu yeterli...